2006 yılı Ekim ayı. Üniversite de eve çıktığım ilk yıl. 3 erkek insan aynı evi paylaşıyoruz. Evimizde yok yok. mp3 player, 2+0 ses sistemi, ütü masası, duş perdesi, fırın, diş fırçası. Herkesin hayalinde ki ev. Kızlar eve atılmak için sıra bekliyor, biz ise eve atacağımız kızları seçiyoruz. Bir elimiz yağda, bir elimiz meşgul, başka bi işi var.
Evimizin yakınlarında bi market var, 10 dk yürüme mesafesinde. Hep o markete gidiyoruz. Çünkü kasiyerleri güzel. Bildiğimiz 2 memeli kızlar falan var. Bizim de aradığımız tam bu. 3 memeli olsa daha iyi olurdu ama şeftali bulduk nektarin aramayalım dedik.
Eve taşındıktan sonra 3-4 kere gitmiştik bu markete. Bi kızı gözümüze kestirdik. Sonuçta ev arkadaşıyız, hepimiz karar vermeliyiz. Hepimizin onayı lazım.
Neyse kızla gülüşmeler, şakalar falan. Kızı baya baya kafaya koydum. Kızın azcık bıyıkları vardı ama çok da önemli değildi ayran içmediği sürece.
Toplu alışveriş yapıcaz. Bu demek oluyo ki kasada fazla vakit geçiricez. Benim için işe koyulma vaktiydi. Alışverişi yaptık, kasada dıtlatıyo kız. Her dıt ben biraz daha yavşaklaşıyorum. Kız da benim bu yavşaklığım karşısında gülümsüyo paso. Ben ise bunu iş atıyo olarak algılıyorum. Ben dozu abarttıkça genzimden gülüyorum, kükrüyorum hatta gülerken. Gaza gelmişim, dururmuyum.
Arkamızda sırada bekleyenler, tipleriyle "at alım-satım-kiralama" işleriyle uğraşıyo izlenimi veren 2 eleman tip tip bakıyo. En sonunda ben dayanamadım ve "ne bakıyon yarrrraaaam" dedim. Yok lan demedim, yer mi?
Barkodlar dıtlatılmaya devam ederken kız çok sıkıldığını, işi bırakcağını falan söylüyo. Ben de bu durumu fırsat bilip kızın önüne evin anahtarını koyuyorum. Seni bu hayattan kurtarabilirim hesabı. Kız bi bozuluyo falan. Bizim çocuklar poşetleri dolduruyo, kolumdan tutuyo çıkartıyo.
Yürüyoruz bana gelen küfürlerle birlikte. Bizim çocuklar benim abazanlık yaptığımı ısrarla söylüyo, kabul ediyorum. Sessiz sessiz yürümeye devam ederken yanımızdan camları filmli, egsozu abartı olan bi tofaş pati çekerek geçiyo. Çok değil, 25 mt ilerde el freni çekip göt atıyo. Bu hayvanlık karşısında dayanamayıp, "elemanlar üstümüze sürse ne atraksiyon olur lan, dimi?" diyorum.
Cümleme nokta koyduğum anda arabanın üstümüze geldiğini anlamak zor olmuyo. Elemanlar götümüze kadar arabayla gelip ani bi frenle durup 2 kişi iniyo aşşağı.
-hangi amcık anahtarı kızın önüne koydu lan?
+ne anahtarı abi? karıştırdınız galiba, biz öğrenciyiz. (ne sikim bi şeymiş bu öğrencilik, sıkıştığın her yerde söyleyebiliyosun)
-lan markette kızın önüne anahtarı koymadın mı sen, GÖD.
o GÖD benim, büyük harflerle GÖD hem de.
arkadan diğer eleman indi.
-abi şu uzun boylu dörtlük koydu. (gözlük kullanıyodum o sıra)
ispiyoncu pezevengin sayesinde yiyeceğim yumruğa daha da yakındım. o kadar yakındım ki, gözlerimi kırpıştırıyorum ki yumruk gözlüğü kırarsa camlar gözüme batmasın. küçük hesap yapıyorum yumruğun dibinde amına koyim.
yumrukla burun burunayken arabadan 2 eleman daha iniyo. artık yiyeceğim tek şey yumruk değildi, bariz yarrağı yemiştim.
ama bi saniye elemanlar insaflı çıktı. -bırak abi çoluk çoçuğu dedi.
bizim Mayk Tyson yumruğu indirdi. -oğlum ayıp değil mi lan pezevenkler? o kız benim kuzenim, sikerim belanızı. bi daha o markete girdiğinizi görürsem amınıza korum.
bense beden dilinin omza dokunmak olduğunu sanarak, gayet yavşak bi tavırla elimi adamın omzuna atarak
-abi ne kızı, valla tanımıyorum. alışverişe gittik. yemin ederim abi. Bak abi Vernel aldım, ne kızı?
4 tane sik kafalıyı güldürerek gönderdim. adamlar bu savunma şeklimden sonra dövmekten vazgeçmişlerdi ama utanç duyuyodum. bilinç altım resmen "işin içinde Vernel varsa masumiyet, yumuşaklık vardır" şeklinde düşünmüştü. Sokarım böyle bilince de, altına da.
Ay em sori mama.
Eğlendim :D yumoş olsa daha etkili olabilirdi. Buyur kuzenim senin olsun, bundan zarar gelmez mantığı
YanıtlaSilküçük hesaplar benim işimdi ya lan. aşk olsun
YanıtlaSil